Ben böyle yeşil bir ada daha görmedim. Ege ve Akdeniz’de ada dediğin sarımtırak, çorak, susuzdur ve çocukluğumun sıkıcı yaz öğleden sonralarını anımsatır, ama burası bugüne kadar gördüğüm adaların aksine yemyeşil, insana tropik bir adaya gitmiş duygusu veriyor. Adada yürürken dört bir yandan çam ve çiçek kokusu geliyor burnunuza.

Thasos Türkçe ismiyle Taşöz İpsala sınır kapısını geçtikten 180 km uzaklıkta. İpsala’dan çıktınız hiçbir yere sapmadan otobandan gidin, istikametiniz Keramoti olacak, adaya geçmek için feribota bineceğiniz yer orası. Adaya feribot seferi düzenleyen birkaç firma var. Birkaç firma olduğunu görünce gişedeki görevlilere feribotlar arasında fiyat farkı olup olmadığını sordum. Fiyat farkı yoktu, ancak onların feribotlarıyla geri dönersem 7 Euro indirim yapacaklarını söylediler. Bunun için bileti atmayıp saklamak gerekiyor, dönüş esnasında sorumlu kişiye gösteriyorsunuz. Bilet fiyatları ise şöyle; araç 21 Euro, araç içinde kişi başı 3,5 Euro.

Önceden rezervasyon yaptırmadıysanız bir kafeye oturup kendinize garsondan wi-fi şifresi ve Greek coffee isteyip booking.com’da uygun fiyatlı bir yer bulabilirsiniz. Bu arada Greek coffee aslında Turkish coffee, onlar da öyle kabul ediyorlar zaten.

Bizim kurukahveci Mehmet efendi tartışmasız en lezzetlisi, Yunan kahvesi de eh işte. Son dakikada otel aramak sezonda sıkıntılı olabilir o yüzden size bir yer tavsiyesinde bulunmak istiyorum; Hotel Pavlidis. Şehir merkezine yakın, gayet temiz, fiyatları uygun, küçük bir de havuzu var. Ancak esas Pavlidis oteli tavsiye etmemin sebebi bu özellikleri değil, otelin işletmecisi.

Ionna Pavlidi. İşine sıkı sıkıya bağlı, iletişimi oldukça başarılı bu kadın girişimci müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tutmayı başarıyor. Her gittiğim şehirde karşılaştığım insanlardan bazılarının konuşma tarzları, kullandıkları kelimeler, vurguları, beden dilleri ya da onlara ait bir özelliği zihnimde yer eder. İşte Thasos’da da bu kişi Ionna oldu. Ionna aslen Kayserili Rum bir ailenin torunu, dedesi mübadele sırasında Thasos’a gelmiş. Ticari ve beşeri ilişkilerde nasıl bu kadar başarılı olduğunu Kayserili olduğunu öğrendikten sonra daha iyi anlıyorum. “Ben Türkçe bilmiyorum ama evde bazen Türkçe konuşuluyor diyor”, özellikle Ionna’nın duymasını istemedikleri bir konu olursa Türkçe konuşuyorlarmış.

Ancak bana göre esas Ionna’yı Ionna yapan özelliği isimleri öğrenmek için çaba sarf etmesi ve her fırsatta insanlara isimleriyle hitap etmesi. Buna çok dikkat ediyor, kesinlikle geçiştirmiyor, önemsiyor, kendi otelinde kalan insanlara evine gelmiş misafir muamelesi yapıyor. İsimleri söylerken son heceyi uzatıyor, bu Yunanlılara ait bir telaffuz şekli mi bilmiyorum. Mesela Savaş diyecek; Savaaaaş diye başlıyor söze, sanki “bak ayağını denk al, iyi dinle, benim asabımı bozma” der gibi bir vurgu çıkıyor ortaya, kesinlikle çok eğlenceli. Dönüşte yol boyunca birbirimizi bu şekilde çağırdık, halen daha ara ara yapıyoruz bunu, etkisi geçmiş değil.

“Bize her yer plaj” Thasos için bir slogan bulmak istesek, böyle söylerdik herhalde. Denize girebileceğiniz irili ufaklı birçok plaj var Thasos’da. Arabayla dolaşmaktan yoruldum, tekne turu yapayım derseniz sahilde sizi bilgilendirecek acentaları bulabilirsiniz. Kişi başı 25-30 Euro civarında bir ücret karşılığında tekne turuna katılabilirsiniz. Deniz severlerin çok beğeneceği plajlarla dolu Thasos’un bazı plajları Maldivler gibi ince beyaz kum ve turkuaz mavi deniz.

Yunanlılar ne demiş? Yemek, yemek ve bir daha yemek.  Tamam şaka yapıyorum, Yunanlılar böyle bir şey dememiş ama burası bir gurme cenneti. Kuzu kokorecin içini ciğerle dolduran kişiyi alnından öpmek istiyorum. Böyle bir lezzet olamaz. Ne kokoreç, ne de ciğer sevenler bu sözüm elbette size değil, sizi bu konuda ikna edemem, ancak bu lezzet öyle böyle değil, yerken insanın yüzünde istemsiz gülümsemelere neden olabilir, o derece. Ben sakatat sevmem derseniz, kuzu ve oğlak çevirme var, bana kalırsa ikisini de tatmalısınız. Peki, nerede bu lezzet durağı? Thasos merkeze 15 dakika uzaklıkta küçük bir kasabada Panagia’da. Kasabaya girer girmez oğlak ve kuzu çevirme yapan restoranları göreceksiniz, hemen karşısında bizim Anadolu kahvelerine benzer bir kahve. Mutluluğun adresini verdim size.

Zeytin yağı, zeytin yağı ve yine zeytin yağı.

İncik boncuk hediyelik eşya sevenler çarşı içinde alışverişlerini yapabilirler, ancak Thasos’dan kendinize ve çevrenize alınabilecek en güzel hediye zeytin ve zeytinyağı. Et için söylediklerim zeytinyağı için de geçerli, iyi olduğunu kokusundan anlıyorsunuz, aman Allah’ım o nasıl bir aroma, insan daha koklarken kendini yenilenmiş hissediyor.  Tabii, bir de lezzetli zeytinler var. Zeytinlerin içine tatlı zerk edilmiş sanki, öyle bir lezzet. Aklımdayken bal almayı da ihmal etmeyin, Thasos’un dört bir yanı çam, dolayısıyla adada bol miktarda çam balı üretiliyor, beğeneceğinize eminim.

Thasos akşamları Akdeniz kültürünü ziyadesiyle yansıtıyor. Güzel müzik, kıyıda yürüyen şık insanlar ve balık yiyebileceğiniz sıra sıra lokantalar. Herkesin ortak tavsiyesi Simi oldu, biz de orayı denedik, gayet de memnun kaldık. Çeşitli deniz ürünleri ve farklı mezeleri tadabileceğiniz bir taverna, garsonlar da hizmette kusur etmemeye özen gösteriyorlar.

Bir daha Thasos’a gitmek için 8 sebep

1.Kuzu kokorece sarılı ciğer

2.Sıcakkanlı Ege insanları

3.Plajları

4.Oğlak ve kuzu çevirme

5.Çiçek kokan yolları

6.Zeytinyağı ve zeytin

7.Envaiçeşit deniz ürünleri

8.Ionna’nın isimleri uzatarak söylemesi

Thassos'tan kareler