Kastellorizio (Meis), Thassos (Taşözü), Chios (Sakız), Midilili (Lesvos),  adalarından sonra beşinci Yunan adası seyahatim bu yazın başında Rodos’a oldu. Diğer dört adayla karşılaştırıldığında Rodos’un bir Yunan adasından ziyade İtalyan şehirlerine ya da  Hırvat sayfiye şehirlerine özgü bir havası olduğunu söyleyebilirim. Hatta bazı bölgelerinde Latin Amerika ülkelerine özgü izler bile bulabilirsiniz.

Rodos’a Nasıl Gidilir?

Rodos’a iki türlü gidebilirsiniz. Uçakla seyahat etmek isteyenler Aegean Havayollarıyla Atina aktarmalı olarak Rodos’a seyahat edebilirler. Diğer yol  ise Marmaris’ten katamaranla geçmek. Uçak bilet fiyatları farklılık gösterebilir ancak katamaran bilet fiyatları sezonda vergiler dahil kişi başı 75 euro.

Rodos’ta nasıl gezilir?

Rodos oldukça büyük bir ada, dolayısıyla Rodos’a varır varmaz yapılması gereken ilk iş ya bir motosiklet ya da bir araba kiralamak olmalı. İki kişi seyahat ediyorsanız motosiklet kiralamanızı öneririm, zira Rodos şehir merkezinde park etmek ciddi bir sorun. Araba kiralarsanız da aklınızda olsun, deniz kenarında çok büyük bir alanı ücretsiz park alanı yapmışlar. Gönül rahatlığıyla bırakabilirsiniz aracınızı.

Rodos’ta nerede kalınır?

Rodos otelleri bizdeki konforu aratmayacak nitelikte. Yunanlılar turizm konusunda oldukça başarılılar. Otellerin kahvaltıları bizim damak tadımıza uygun. Sabah kahvaltıda muzlar, taze portakal suları, taze peynirler tam bize göre. Benim önerim şehrin merkezine yakın bir yerde konaklamanız. Böylelikle aracınızı park edip rahatlıkla gece Rodos’un keyfini çıkarabilirsiniz.

Rodos’ta ne yenir?

Rodos Türk damak tadına uygun mutfağıyla balık severlere de, et severlere de hitap ediyor. Çarşı içinde çok güzel mezeler ve deniz ürünü yapan lokantalar var. Et seviyorsanız adres Embonas. Bakın bu Embonas Rodos adresini yazın bir kenara, kesip saklayın. Bir gün gidecek olursunuz, hatırlamak zor olur. Burası mutlaka ziyaret edilmesi gereken, kırmızı et lezzeti konusunda dünya lideri bir yer. Gerçi biz gittiğimizde etin tuzunu biraz fazla kaçırmışlardı ama etin lezzetli olduğu belliydi. Balık ve deniz ürünleri için Stegna bölgesinde mütevazı lokantaları tavsiye edebilirim. Fiyat performansından memnun kalacağınıza şüphem yok. Gece Rodos merkezde dolaşırken taze dondurma yapan dükkanlardan dondurma tatmanızı tavsiye ederim, bu konuda oldukça başarılılar.

Rodos’ta nerelere gidilir?

Benim gibi deniz meraklısıysanız ilk iş olarak google’a “Rodos en iyi plajlar “yazmakla başlayabilirsiniz. Plajlardan önce görülmeye değer yerleri bir sıralamak istiyorum. Şehir merkezinde şövalyeler sokağı, 19. Yüzyıl Süleymaniye camii (maalesef ibadete kapalı), bir de bir zamanlar  dünyanın 7 harikasından biri olan Rodos heykelinin bulunduğu yer (yer diyorum, çünkü söz konusu yapı artık yok).

Rodos büyük bir ada, ada içinde orta ölçekte görülmeye değer yerleşim merkezleri var. Bunlardan biri de Lindos. Lindos dar beyaz sokaklarından masmavi deniz gözüken taş yapılarıyla görülmeye değer bir şehir. Burada denize girebileceğiniz çok güzel bir plaj var. Denizin ve kumun rengi harika. Plajın başlangıcında bir şapel ve mini bir iskele var. Hayatlarını burada birleştirmek isteyen Hristiyan çiftlerden burayı düğün mekânı olarak seçenlerin sayısının az olmadığını hatırlatalım. Biz oradayken İngiliz bir çiftin evlilik töreni vardı. Bir yanda insanlar denize giriyor, diğer yanda şık giyimli insanlar düğün töreninde eğleniyordu. Adalarda evlilik fikri insanlara çok cazip geliyor olmalı ki üç sene önce de Meis’te düğün törenine denk gelmiştik.

Tekrardan plajlara gelirsek; yüzülmesini tavsiye ettiğim plajlar Kalithea, Faliraki, Lindos, Stegna ve Antony Quinn. Antony Quinn’in  “Zorba” filminden bir sahne burada çekilmiş, o sebeple bu plaja O’nun ismi verilmiş.

Rodos’a bir daha gitmek için 4 sebep

  1. Aslında 1 saatlik mesafede olmasına rağmen çok uzaklara gitmiş olma hissini yaşamak.
  2. Plajları.
  3. Lindos’un güzel sokaklarında fotoğraf çekmek.
  4. Embonas’ta et yemek. (Bir daha ki gidişimde tuzu az atması için tembihleyeceğim)